28 Mayıs 2009 Perşembe

11 ayın sultanları


bir gün, bir baktık 11 oluvermiş. oysa ki biz hiç anlamadık nasıl geçti zaman; neler yaşadık birlikte, nasıl "biz" olduk; nasıl sürekli dönüşüm halinde bir çember gibi süren hayata, birbirimizi tamamlayarak eşlik ettik.

dün gibi hepsi..

kutlu olsun!

23 Mayıs 2009 Cumartesi

n' oluyor yahu?

blog camiası bir yaprak dökümü yaşıyor sanırım. geçenlerde, sevgili durugörür' ün "veda" başlıklı yazısından blogunu kapatacağını öğrendim, az evvel baktım kapatmış da. sabah os' un bloguna bakayım dedim, blograzzi.com a yönleniyor blog kendi kendine; anlam veremedim. 5 dakika önce de lula lilian' ın bloguna tıkladım, ı ıh. "blog kaldırıldı" diyor. ne oluyorsunuz arkadaşlar ya? gitmeyin? =/

bir de, bunların üzerine not olarak düşmek istediğim bir şey var. geçen gün oturup; okumadığım yahut merak etmediğim kişileri sildim blog listemden. bunların arasından bazılarının da beni silmiş olduğunu görünce fazladan bir rahatlıkla sildim hatta, mis oldu.

bunun haricinde, bir kaç kişinin blogunda denk geldiğim, kişi ayrımcılıklarından da hiç ama hiç hoşlanmadım. samimi geçinip son derece samimiyetsiz davranan insanlardan hazetmiyorum. neysen o kardeşim, ne kasıyorsun/kasılıyorsun? değil mi ama? =)

ay aman öyle işte. sabah büyük ada zirvesi var, ona gideceğim. mozaik pasta yaptım, şimdi küçük bi çanta hazırlayacağım(paşmina, güneş kremi, mendil, ilaç vs. evet, ben bir başak burcu kadınıyım; ne var?)

hadi size iyi akşamlaaaar =)

20 Mayıs 2009 Çarşamba

seneye..

şimdi, şu dakika otururken, "seneye bugün, nerede, ne halde, ne yapıyor olacağım acaba?" diye geçti aklımdan, not alayım istedim.

ben unutursam da, birisi seneye bugün bana anımsatsın lütfen. çok heyecanlı. =)

19 Mayıs 2009 Salı

keşke..

keşke, şımarıkça olanlar haricinde gerçekten lüzumlu olup da istediğimiz her şey olsaydı. biliyorum hayat öyle bir şey değil; o kadar da kolay değil kimse için ama bazen gerçekten devam etmeye çabalamakta zorlanıyorum. yoruldum.

10 Mayıs 2009 Pazar

annem..


herkesin annesi muhakkak ki hayatındaki en önemli insandır. herkesin annesi, çocuğunu iyi yetiştirebilmek için türlü çeşit zorluklardan geçmiş; belki çocuğuyla büyümüş, türlü acılar çekmiştir. bu yadsınamaz bir şey.

benim annem de, yok canıyla; kendimi bildim bileli yoktan varederek büyüttü beni. tek başınaydı, hiçbir zaman da yılmadı. şimdi 28 yaşındayım. annem benim yaşımdayken, ben 8 yaşında bir ilkokul öğrencisiymişim.

ben annemle yaşadığım zamanlar içersinde, hiçbir zaman "yok" diye bir şey bilmedim sevgili arkadaşlar. şu yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz kadın(ki o fotoğraf 1983' te çekilmiş, yani kendisi 22 yaşındayken) bana hiçbir zaman ve hiçbir şey için "yok" demedi. yoksa bile, buldu, varetti. sadece benim mutluluğum, isteklerim için çalıştı.

bir gün çocuk sahibi olursam eğer; onun gibi bir anne olamamaktan korkuyorum. belki de işi bu kadar ağırdan almamın sebebi bu korkum. zor çünkü onun gibi olabilmek; zor çünkü son derece ilgisiz bir baba ile paylaştığı evladını bu devirde doğru dürüst yetiştirebilmek..

kutlu olsun anneciğim; iyi ki varsın. dünya yansa, hayatımda hiç kimse kalmasa, herkes bir şekilde sırtını dönse de, senin varlığın bana yeter, biliyorum. varlığından ötürü, varlığımı seviyorum. seni seviyorum..

05 Mayıs 2009 Salı

hıdırellez

koşuşturmaktan hiç farkında değilim, hıdırellez gelivermiş.. bu ara blogumu çok boşladığımı biliyorum ancak yoğun olan tempom daha da arttığı için bu sıra böyle olacak.

hıdırellezin, hepimize bolluk, bereket, sağlık ve neşe getirmesini diliyorum. evrenin bize sunduğu güzellikleri ayırt edecek şekilde açılsın hepimizin gönül gözleri..

geçen sene bu zamanlar "acıyı ekmiştim, yerine aşk yeşerdi" çok şükür =) bu sene için de, sezen aksu' cuğumun enfes şarkısının, kendi adıma gerçekleşmesini istediğim kısımlarını yazıyorum;

"bahar oldu amman,
al kese astım gül dalına..
adadım yarin adına,
iki göz oda..

...

ey benim şans yıldızım; gülümse bana.."

kutlu olsun!